|
Ekmek ve otobüste soruşturma yapılmalı
Dün gazetemizin manşetinden yayınladığımız haberde ‘Soruşturmaya değer’ ifadesini kullanıp Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ekmek fabrikasının nasıl zarar ettiğinin araştırılmasını, aynı fabrikanın bu yıl nasıl zarar ETMEDİĞİNİN de acil olarak araştırılmasını kamuoyunun dikkatine sunduk.
2011 ve geriye dönük yıllarda ekmek fabrikası büyük rakamlar ile zarar ediyor.
Aynı fabrika 2012 yılı un ve maya alımlarında önceki yılların fiyatlarının altındaki rakamlar ile mal alınıyor.
Peki, bu nasıl başarılıyor?
Yöneticilerin olayın üstüne gitmesi ile bu konu zarardan kazanca geçiyor.
80 bin günlük kapasite ile ekmek üreten fabrika bugün 200 bin ekmek üretir duruma geliyor.
80 bin ekmek üretmesine kim karar veriyor?
Fabrikanın kapasitesinin altında üretmesi kime ne fayda getiriyor?
İşte bütün bu soruların yanıtını bulması gerekiyor.
Aynı şekilde belediye otobüs işletmesinde büyük rakamları bulan zararlar var.
Büyükşehir Belediyesi meclis üyeleri Mustafa Esenkurt ile Mehmet Esendemir, Kasım ayı meclis toplantısında 2012 yılının performans programının görüşülmesi sırasında bu konuya değinmişlerdi.
Esenkurt, söz konusu zararın ne kadar olduğu yönündeki bilgi taleplerine hala bir cevap verilmediğini hatırlatarak, “Aylık zararın yaklaşık 5 milyon TL olduğu tahmininde bulunursak; yıllık 60 milyon TL gibi çok ciddi bir rakama denk geliyor. Buna belediyeye ait diğer şirketlerin de zararını eklersek söz konusu rakam 80–90 milyon TL'ye ulaşıyor. 2011 Yılı Mali Bütçesi'nin gerçekleşme rakamı yaklaşık 350–360 milyon TL. Tüm bu rakamlar gösteriyor ki, bütçenin dörtte birlik bir bölümü zarar. 2012 yılında zararı nasıl telafi edeceğimizi sorduk ama bize tatmin edici yanıtlar verilmediği gibi bu konuda yapılan herhangi bir plan ya da çalışmanın da olmadığını gördük” ifadesini kullandı. Ekmek fabrikasının özelleştirilebileceği önerisini gündeme taşıyan Esenkurt, böylelikle zararın telafi edilebileceğini belirtti.
Bir diğer CHP'li meclis üyesi Mehmet Esendemir de, ekmek fabrikası ile otobüs işletmelerinin zarar ettiğini kabul ederek, bu durumun yeni bir gelişme olmadığı gibi geçmişe bakılması gerektiğini söyledi. Esendemir, “Bu ekmek fabrikası da, otobüs işletmesi de uzun yıllardır zarar ediyor. Türkiye'de buğday, mayıs-haziran aylarında hasat edilir, eylül ayında da un fiyatları en ucuz düzeydedir. Ama bizim ekmek fabrikalarımız unu, fiyatların adeta tavan yaptığı mart-nisan ayında alıyor. Unu daha ucuza almak varken, siz mart-nisan ayında bu alımı yaparsanız o zaman zarar edersiniz. Bugünkü tablo bu? Otobüs işletmesindeyse en büyük gider, 'bakım şartnamesi'nde belirlenen yıllık ücrettir. Bu rakamın incelenmesin istiyorum” ifadesini kullanmıştı.
Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut yönetiminin bu konuda kamuoyuna bir açıklama yapmasının ve belediye meclis üyelerinin taleplerine de uygun bir şekilde komisyon kurulup kurulmayacağını net olarak ortaya koyması gerekiyor.
Belediyenin menfaatleri ve kamunun zarar etmemesi adına…
Önceki yıllardaki zararların ise tazmini konusunda ne yapılacak?
Bu sorunun da yanıtını bekliyoruz efendim.
Adana EMİT 2012’de yok mu?
Kozan Belediyesi 9–12 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da yapılacak olan EMİT Turizm Fuarı’na katılacak.
Kozan EMİT’e katılacak katılmasına da Adana’da bu anlamda bir hazırlık yok.
Belki de hazırlık yapıyorlar, kamuoyunun haberi yok!
Fuarın esprisini yakalayamamış olabilirler ve bundan da bir haz almamış olabilirler.
Bilemiyorum artık. Heyecan yok, atmosfer ise çok kötü…
Lacivert takım elbiseleri giyerek televizyon kameralarına kafalarını uzatanları ne yazık ki bu yıl izleyemeyeceğiz!
Kozan Belediye Başkanı Kazım Özgan, bu konuda ‘Amacımız, rotasını turizme çeviren Kozanımızın tarihi ve turistik değerlerini, narenciyesini, marka ürünlerini, geleneksel el sanatlarını mesire alanlarını, yaylalarını Binboğa Bal ile birlikte 12 nolu salonda paylaşacağımız stantta tanıtmaktır." Diyor.
Adana’da ise ses seda yok…
Demek ki bu işler böyle yürüyor…
Sağlıkta soygunu sona erdirmenin yöntemi
Hükümet karar verdi ve sağlıkta soygunun önüne geçecek. Bu anlamda ciddi önlemler aldı ve almaya da devam edecek.
Sosyal Güvenlik Kurumu'na bağlı hastalarının hastanelerde her türlü sağlık hizmetini internet üzerinden görebilecekleri yeni bir sistem kuruluyor. Bu sistemle birlikte sağlıkta yaşanan soygun sona erecek.
Peki, bu nasıl olacak?
Sosyal Güvenlik Kurumu başta özel hastaneler olmak üzere sağlık kuruluşlarının SGK hastaları üzerinden haksız kazanç elde etmelerini önleyecek yeni bir proje üzerinde çalışıyor. Yeni sistemle birlikte bütün SGK'lılar hastanelerde kendileri adına SGK'ya fatura edilen tüm giderleri internet üzerinden görüp, olası soygunu anında tespit edebilecekler. Yeni sistem sayesinde SGK'lılar haksız katkı payı ödemekten, SGK da milyarlarca lirayı hastanelere kaptırmaktan kurtulacak.
Sağlıktaki soyguna "dur" diyebilecek en önemli proje olarak ifade edilen sistem sayesinde özellikle bazı özel hastanelerin "şişirme" faturalarla SGK'yı soyma girişimlerinin sona ermesi planlandı.
Yeni sistemin hayata geçmesiyle birlikte SGK'lılar TC kimlik numaraları ve kendilerinin oluşturduğu şifreyle internet üzerinden sisteme girecek.
Bu sayede sisteme giren kişi hangi tarihte hangi hastaneye gittiğini, bu hastanede kendisine hangi muayene, tedavi ya da tetkiklerin yapıldığını liste halinde görecek.
Adana’da özel hastaneler ve sağlık kuruluşlarının belirli zaman aralıklarında SGK’yı dolandırma adına yaptıkları çalışmaları bizler gazetemizin sütunlarına defalarca taşıdık.
Eczanelerinde ortak olduğu ilaç soygunları, kadına prostat, erkeğe ise doğum yaptıran özel kuruluşları ve bunları fatura ederek olmayan tahlilleri sanki yapılmış gibi göstererek devletin zarara uğratıldığını yaşadık.
İnşallah bundan sonra yaşamayız ve bunları haber yapmak zorunda kalmayız.
Kanunsuz uygulamaya nasıl izin verirler?
Anlamakta güçlük çekiyorum. Hukuksuzluğa ve kanunun ‘hayır mümkün değildir’ dediği uygulamaya nasıl izin verirler?
Veriyorlar.
Hem de bal gibi veriyorlar.
Büyükşehir Belediyesi’nden söz ediyorum.
Adana Büyükşehir Belediyesi’nde her hafta yöneticilerin resmi yazı ile görev yerleri değiştiriliyor. Asıl kadrosundan alınıp bir müdür, bir daire başkanı başka yere tayin ediliyor.
Bu uygulama yasalara uygun mu?
Değil.
Peki, bu kişiler yargıya gitseler mahkeme kararı ile görevlerine iade edilirler mi?
Edilirler.
Bunu Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz ile Genel Sekreter Kâşif Barut Bey bilmiyor mu?
Bilmezler mi?
Biliyorlar…
Konu ile ilgili bir dosya hazırlayarak yöneticilerin haklarını arama yoluna gireceklerini biliyorum, duyuyorum.
Bu kadar her hafta en az 3 veya 5 kişiyi ‘seni şuradan aldım, buraya verdim’ demek olmaz ki.
Bu insanlar bugün size karşı ses çıkaramıyor diye böylede oynayamazsınız ki.
Zihni Aldırmaz bu konuda ‘bizimle çalışmakta bizim tempomuza ayak uyduramayanlar var’ diyerek bu görevlendirmelerin izahını yapmıştı.
Asıl sorun bu değil bence.
Bence sorun başka.
Onu da ilerleyen günlerde kaleme alacağız.
Tüm Yazıları
|