|
O, sadece bir küfürbaz değildir. Basının en küfürbazıdır. Bir dönek değildir sadece o. Her devrin adamlığının simgesidir. Sadece kirli değildir. İğrençleşmek ise mesele, kokuşmuşluksa, kimse eline su dökemez onun. Basında çürümenin, ahlaki erozyonun, yozlaşmanın da en önemli aktörlerinden biridir kendisi.
***
Suratına tükürsen şeref sayılır. Buna da değmez. Çünkü ahlaki özürlüdür o. Bu nedenle bir insanı “Hem CHP’li hem özürlü” diye aşağılayan biridir. CHP Milletvekili Şafak Pavey, bir trafik kazasında kolunu ve bacağını kaybeden biridir. Acaba Engin Ardıç’ın anası, babası, kardeşi, eşi ya da çocuğunun başına böyle bir iş gelse, bu insanlar da yaşama tutunsa, sarılsa umuda sarılır gibi ama CHP’li olsa, Engin Ardıç denilen soysuz, yine aynı şekilde “Hem özürlü hem CHP’li” der miydi?
***
Ben yaşamım boyunca hiç CHP’li olmadım, dinci olmadım, milliyetçi de olmadım. Hangi parti, hangi düşünce, inanç, dil, din, ırk mezhepten olursa olsun, bir insanı engeli yüzünden aşağılamaya çalışmaktan daha aşağılık, tiksindirici bir şey olabilir mi? Zeka özürlü olmak suç değildir. Oysa ahlaki özürlü olmak suç sayılmasa da çirkindir, pisliğin ta kendisidir, sapıklıktır. Ona en güzel yanıtı yine Şafak Payev verdi. Sadece yanıt vermedi o. “Hem engelli hem CHP’li olmaktan gurur duyarım” sözleriyle bir insanlık dersi verdi.
***
MESNEVİ DERYASINDAN
İncitmemek ve incinmemek
Hz. Muhammed’in müezzinlerinden Abdullah İbn Ümm-i Mektum onun yanına yanına gelir:
“–Yâ Rasulullah! Allâh’ın Sana öğrettiklerinden bana da öğret!” diye yalvarırdı.
Temiz yürekli sahabesini kırmaz, tatlılıkla bütün sorularına cevaplar verirdi.
Bir gün, Kureyş’in ileri gelenlerinden birkaç kişi, Hz. Muhammed’in yanında bulunurken doğuştan ama olan müezzin Abdullah İbn Ümm-i Mektum yine geldi. Gözleri görmediğinden Peygamberin yanında kimlerin bulunduğunu bilmiyordu. Bundan dolayı, her vakitte ki ricasını tekrarladı. Misafirlerin yanında bu yersiz sorudan Peygamber üzüldü ve sıkıldı. Başını öte tarafa çevirdi. Alaka göstermedi. Bu durumdan, Abdullah İbn Ümm-i Mektum’un gönlü hafifçe incindi. Bunun üzerine Abese Suresi’nin başında bulunan iki ayet indi:
“Rasulullah, ama geldi diye yüzünü buruşturdu ve başını çevirdi.” (Abese, 1-2)
Bu olaydan sonra, Hz. Muhammed, Abdullah İbn Ümm-i Mektum’u ne zaman görse:
“–Ey kendisi için Rabbimin Bana sitem ettiği zat, merhaba!” diye buyururdu.
Tüm Yazıları
|