TÜM HABERLER  
ANA SAYFA
GÜNCEL
SİYASET
EKONOMİ
DÜNYA
YAŞAM
SPOR
BİLİM-EĞİTİM
İNTERNET-TEKNOLOJİ
SAĞLIK
KÜLTÜR

::| HAFTANIN RÖPORTAJI
Emin Çölaşan'la dobra dobra...

::| ANKET
Adana´daki kaos nasıl aşılır? (25.05.2010)
Aytaç Durak a görevin iadesiyle
Fethi Coşkuntuncel e görevin verilmesiyle
Meclisin feshiyle, yedek üyelerin gelmesiyle
Yeni Başkan Vekili seçimiyle
Güvenlik Kodu   [51477]
Üstteki Kodu Girin  

Bu ankete 248 kişi tarafından oy verildi.
::| METEOROLOJİ
ADANA
::| EN ÇOK OKUNANLAR
Şehitler gizli defnedilecek genelgesi
Kılıçdaroğlu´na coşkulu karşılama
Tekzip metni
Kaynak Kursu için gittiler ama...
Recai Yıldırım Ömer Çelik gerçeği
Adana bayrama tam tekmil hazır
Kılıçdaroğlu Adana´da
Sarımsak kokusuna basit çözüm
Takımlarımız berabere
Susuz yayla Meydan
::| Üyelik ve Giriş
E-Posta:
Şifre:
Üye Değilim. Üye olmak istiyorum.
 
» Yusuf DELİKOCA
 
Tufanbeyli´ye Ad Olan Tufan Bey
18.02.2008

TUFANBEYLİ´YE AD OLAN

 TUFAN BEY

 

Asıl adı Osman Nuri olan Osman Tufan Paşa, 1879 yılında Üsküp’te doğmuştur. Babası İbrahim Bey’dir. 1900’de Üsteğmen olarak Harbiye Topçu Okulu’ndan çıkmıştır. Milli mücadeleden önce Topçu Okulu, Çanakkale Müstahkem Mevkii, II. Ve III. Kolordu komutanlıklarında bulunmuştur. Rauf Orbay ile birlikte İran’a giden heyette bulunmuş olup, Irak cephesinde çeşitli hizmetlerde bulundu. Mağlubiyetten sonra İstanbul Merkez Kumandanlığı Teknik Heyeti’nde çalıştı.

 

İstanbul’da tarafından İşgal öncesi Kozan’a Jandarma Umum Müfettişi olarak gönderildi. Fransızların Adana’yı işgale başlaması üzerine halkı örgütlemeye başladı. Fransızların Kozan’ı işgal etmemesi için mücadeleye başladılar. Fakat bunu engelleyemediler. Fransızların işgali kesinleşince Jandarma dairesindeki bütün silahları köylere bekçi teşkilatları yaparak dağıttı. Bu sırada yarbaylığa terfi etti. Fransızlar onun bu çalışmasını engellemek için çalışmalara başladılar. Ermeni komiteciler çeşitli düzmeceler uydurdular. Onun yarbaylığını kabul etmediler. Bunu bahane ederek onu Çukurova dışına çıkardılar.   

 

Sürgün edilmesi sonucu İstanbul’a dönen Osman Nuri Bey, düşman askerlerinin İstanbul’a gelmesini gurularına yediremeyen bir grup komutanla bir araya geldiler. Zillet altında olmaktansa ölmeyi tercih edecek olan pek çok Türk komutanı, bu durum karşısında ne yapacakları konusunda bir karara varmak için toplantılar yaptılar. Daha sonra İzmir’i kurtarmak ve halkı örgütlemek amacıyla İzmir’e hareket ettiler. Mustafa Kemal’in İstanbul’dan ayrılışından kısa bir süre sonra Osman Tufan Paşa, Bandırmaya çıktı. Oradan hareketle Amasya’ya geçerek, Mustafa Kemal ile buluştu. Oradan Erzurum’a geçtiler. Erzurum’da Mustafa Kemal’in yakın korumalığını üstlendi. Erzurum Kongresinden sonra Sivas Kongresi’ne katıldı.  

 

Osman Tufan Paşa Hatıralarında Doğu Kilikya Milli Kuvvetler Komutanlığı’na atanışını şu şekilde anlatmaktadır; “ Mustafa Kemal Paşa, 22 Ekim 1919’da Salih Paşa heyetiyle görüşmek üzere Amasya’da bulunuyordu. Bu sırada Kozan’dan gelen heyet ise onunla görüşmek üzere Sivas’a geldi. Halil Topaloğlu, Dava Vekili Mustafa ve Kurtoğlu Hulusi Efendilerden kurulu bu heyet, paşa döndüğü vakit huzura çıktı. Fransızlardan korkup kaçan heyet, Adana işgal idaresinin zulmünden, Ermenilerin işkencelerinden uzun uzadıya söz etti. Ve o cepheye de el uzatmasını Paşa’dan istedi. Mustafa Kemal Paşa bunu olumlu karşıladı. Bir gün sonra Paşa, Kozanoğlu Doğan Bey eğreti adıyla Binbaşı Kemal Bey’i Kilikya Milli Kuvvetler Komutanlığına ve Aydınoğlu Tufan eğreti adıyla da ben, yardımcılığına atadı.

 

Mustafa Kemal Paşa, tarafından Doğu Kilikya Milli Kuvvetler Komutanlığı’na atanan Osman Tufan Paşa, oradan Niğde’ye hareket etti. Niğde’den ise Kayseri- Develi üzerinden Andırın Bölgesine geçti.

 

Burada Kuvay-ı Milliyecilerle birleşen Milli Kuvvetler Komutanlığı, kısa sürede, Andırın, Kadirli ve Kozan bölgesini kuşattı. Tufan Bey, tamamen milis kıyafetine girdi, Andıranlılardan hiçbir farkı kalmadı. Sırtında yünden dokunmuş, kısa kollu bir aba, ayağında yün dokuma siyah bir şalvar, başında fes, üzerinde krem rengi bir yazma, ayağında çizme vardı. Kısa sürede kendisine Sivas’ta Mustafa Kemal tarafından verilen isimlerin sahipleri ile görüşmeye başladı. İlk görüştüklerinden kaldığı memnuniyetle diğerleri ile de haberleşti. Kendisi ile görüşenlere çeşitli rütbeler vererek teşkilatlar kurmalarını istedi. Bu teşkilatların kurulmasında ve yöreye dağılmalarında çeşitli planlar yaptı. Bunların yanında şehir merkezlerinde gizli ve açıktan olmak üzere Müdafaa-i Hukuk Derneklerini kurdurdu. Yörenin ileri gelenlerini bu derneklerde topladı. Güler yüzlü, gözlerinde asaletin ve zekânın parıltısı olan Tufan Bey, yöre sakinlerinin güvenini kazanmayı başardı. Zira o günlerde ortaya çıkan eşkıyaların olması ve bunların halka zulmetmesi sonucunda halkın hiç kimseye güveni kalmamıştı.

  Kahramanca mücadeleler sonucunda bu bölgeleri düşman işgalinden kurtardılar. Bölgenin düşman işgalinden kurtulmasıyla daha rahat hareket eden kuvvetlerimiz Feke, Haçin( Saimbeyli) bölgesini de düşman işgalinden kurtararak Torosların tamamını düşman askerlerinden temizlediler.

 

Torosların düşman işgalinden kurtulması sonucunda Çukurova’da barınamayacağını anlayan Fransızlar ve Ermeniler, Ankara Hükümeti ile imzaladıkları Ankara Antlaşması ile 21 Aralık 1921 günü Adana’yı terk etmek zorunda kaldılar.

 

Osman Tufan Paşa, sergilediği üstün cesaret, kahramanlıklar ve komutanlığı ile kurtuluş mücadelesindeki yerini aldı. Kurtuluş mücadelesi sonucunda askerlik görevine devam etti. 1941 yılında kendi isteği ile Korgeneral olarak emekliye ayrıldıktan sonra 6. dönemden başlayarak milletvekili seçilmiştir. 1951’de vefat etmiştir.

 

Adı eski adı Mağara olan, Adana’nın kuzeyinde bulunan İlçesine Tufanbeyli olarak verilmiştir. Adana, merkez ve birçok ilçesinin( Andırın, Kadirli, Kozan, Yüreğir) okullarında ve caddelerinde yaşatılmaktadır.

 


Yazıyı Paylaş  : 

Yorum Yaz        Yazdır         Arkadaşına Haber Ver        Üste Git



Bu Yazarın Diğer Yazıları
1 NİSAN VE SİNAN PAŞA (01.04.2008)
Çukurovalıların Bayrak Özlemi (20.03.2008)
Adana´da alevlenen bağımsızlık ateşi (14.03.2008)
Hacın oldu kanlı kuyu (10.03.2008)
Sarıçam (05.03.2008)
Karaisalı Müftüsü Mehmet Efendi (03.03.2008)
Pozantı Şehidi Kasım Hoca (29.02.2008)
Fekeli Arap Ali (22.02.2008)
Saimbeyliye Ad Olan Şehit Saimbey (14.02.2008)
Gülekli Hatice (07.02.2008)
İbo Osman (30.01.2008)
Mustafa Kemal´in Yusuf Çavuş´u (24.01.2008)
Hacı YOLDAŞ (16.01.2008)
Nogay İnce Ali (08.01.2008)
Kurtuluş (31.12.2007)
Kurtuluşun Öğretmenleri (30.12.2007)
İŞGAL (17.12.2007)
Dostlara!!!! (12.12.2007)
Merhabalar (06.12.2007)
 
KELİMELERİN DİLİ
Ramazan AKYÜREK

Yıldırım´a acemi suçlama
Stratejik BAKIŞ
Prof. Dr. Esat ARSLAN

Seul’de Ankara İlkokulu

Metin Kurgun

12´ye 10 kala

Mehmet ATA

Recai Yıldırım-Ömer Çelik gerçeği

İbrahim İSPAHA

Yalaka zihniyeti!...

Osman PALAMUT

Türkiye büyük gol yedi

Murat YILDIZ

Kahve havanda, buğday dibekte
Düşünce İKLİMİ
Ömer AĞAÇLI

Ahlak değişmez bir tabiat kanunudur
Haftanın YORUMU
Dr. Yasin ERDOĞAN

Anayasa Değişikliği Neleri Kapsamaktadır? (1)
LONDRADAN
Mustafa KOKER

Dönen mücadele ruhudur!
 
[Sayfa Başı]